Kampanyaİkinci SRC belgesinde %50 indirim 14.000 TL yerine 7.000 TL. Kontenjan sınırlı.Dönem kaydı
Milli Eğitim Bakanlığı onaylı SRC Kursu · Kurum Kodu 9998****SRC 1-2-3-4, SRC Kurye, ODY / ÜDY 1-2-3-4 Belgeleri, SRC 3 YenilemeTuzla / İstanbul · Belge Başvuru Hattı 0549 493 42 42
Hemen ara: 0549 493 42 42Dönem Kaydı

Neden SRC Kurye Belgesi, 2026 Güncel Veriler

Türkiye Kara Taşıtları, Motosiklet ve Motokurye Ekosistemi Kapsamlı Araştırma Raporu ( - ): İstatistiksel Analiz, Kaza Epidemiyolojisi ve Sektörel…

Son güncelleme: Yazan: Oğuzcan Uzunçam23 dk okuma

Neden SRC Kurye Belgesi, 2026 Güncel Veriler

Türkiye Kara Taşıtları, Motosiklet ve Motokurye Ekosistemi Kapsamlı Araştırma Raporu (2023-2025): İstatistiksel Analiz, Kaza Epidemiyolojisi ve Sektörel Projeksiyonlar

Sıkça Sorulan Sorular (0. Sıra Öne Çıkan Snippet / FAQ)

Türkiye'de güncel olarak trafiğe kayıtlı kaç adet motosiklet bulunmaktadır ve yıllık artış trendi nasıldır? Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Eylül 2025 dönemi güncel verilerine göre Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 33 milyon 20 bin 263 adede ulaşmıştır. Bu devasa taşıt filosu içerisinde motosikletlerin kümülatif payı %21,0 olarak kaydedilmiş olup, bu oran yaklaşık 6,93 milyon adet motosikletin aktif olarak Türkiye karayolu ağında bulunduğunu göstermektedir. Artış trendi incelendiğinde, yalnızca 2023 yılı içerisinde trafiğe tescil edilen motosiklet sayısının %130 oranında radikal bir ivmelenme göstererek 957 bin 292 adede ulaştığı ve bu hacimle Türkiye'nin Avrupa kıtasında en çok motosiklet satan ve tescil eden pazar konumuna yerleştiği görülmektedir. Özellikle elektrikli motosiklet ve moped tescillerindeki %239'luk büyüme, mikro-mobilite dönüşümünün en belirgin yapıtaşıdır.

Türkiye karayolu ağında meydana gelen trafik kazalarında yıllık motosiklet sürücüsü ölüm sayıları otomobillerle kıyaslandığında nasıl bir tablo çizmektedir? Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri 2025 yılı verileri, güvenlik açısından son derece çarpıcı bir tezat barındırmaktadır.

İlgili yıl içerisinde Türkiye genelinde meydana gelen trafik kazaları sonucunda toplam 1.334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu hayatını kaybetmiştir. Aynı istatistiksel dönemde otomobil kazalarında 1.002 otomobil sürücüsü ve 1.063 otomobil yolcusu yaşamını yitirmiştir. Motosikletlerin toplam taşıt filosu içerisindeki payı %21 seviyelerinde olmasına rağmen, motosiklet sürücüsü ölümlerinin (1.334) otomobil sürücüsü ölümlerini (1.002) mutlak değer olarak geride bırakması, iki tekerlekli taşıtların kaporta ve güvenlik kafesinden yoksun doğası gereği barındırdığı ölümcüllük (mortalite) riskinin yapısal olarak çok daha yüksek olduğunu net bir biçimde kanıtlamaktadır.

Türkiye'de resmi otoriteler tarafından kayıt altına alınmış kaç motokurye bulunmaktadır ve bölgesel dağılım nasıldır? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 15 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği doğrultusunda kayıt altına alınan resmi verilere göre, Türkiye'de kurye işletmeciliği faaliyetinde bulunmak üzere toplam 74 bin 294 yetki belgesi düzenlenmiş ve bu yasal belgelere toplam 84 bin 527 taşıt entegre edilmiştir. Sektörel yoğunlaşmanın en yüksek olduğu coğrafi bölge, 40 bin 615 yetki belgesi ve 46 bin 131 taşıt ile Marmara Bölgesi'dir. İstanbul tek başına 31 bin 970 yetki belgesi ile pazarın merkez üssü konumundadır. Buna karşın, Van ilini de kapsayan Doğu Anadolu Bölgesi genelinde ise toplamda yalnızca bin 73 belge ve bin 228 taşıt bulunmaktadır. TÜİK'in ulusal veri tabanında (ARTES entegrasyonu üzerinden) illere göre genel motorlu kara taşıtı sayıları yayımlansa da, Van ili özelinde motokurye sayısını ayıran spesifik bir alt değişken veya kaza kırılımı makro bültenlerde doğrudan raporlanmamaktadır.

Motokurye iş cinayetleri ve ölümlü kaza istatistiklerine dair resmi kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının verileri nelerdir? TÜİK ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Trafik Şube Müdürlüğü tarafından yayımlanan Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerinde, motosiklet kazaları genel bir şemsiye altında toplanmakta olup "motokurye" kazaları ayrı bir mesleki başlık veya alt kod olarak incelenmemektedir. Bu veri görünmezliğini dolduran Kurye Hakları Derneği ve İSİG Meclisi raporlarına göre; 2023 yılında 58 motokurye , 2024 yılında 6'sı çocuk olmak üzere en az 63 motokurye ve 2025 yılında ise 4'ü çocuk olmak üzere en az 44 motokurye çalışırken meydana gelen kazalarda veya işe bağlı nedenlerle yaşamını yitirmiştir. 2025 yılındaki kayıpların %61'ini 18 ile 28 yaş aralığındaki gençler oluşturmaktadır.

Motosiklet kazalarına yol açan en temel istatistiksel ve davranışsal risk faktörleri nelerdir? TÜİK kaza epidemiyolojisi raporlarına göre, tüm ölümlü ve yaralanmalı karayolu kazalarının %90,6'sı doğrudan sürücü kusurlarından kaynaklanmaktadır. Motosiklet ve özellikle ticari kurye ekosistemi özelinde bu kusurları tetikleyen temel dinamikler; teslimat platformlarının dayattığı algoritma tabanlı zaman baskısı, paket başı ödeme sisteminin yarattığı aşırı hız eğilimi, uzun çalışma saatlerine bağlı kronik yorgunluk ve dikkat dağınıklığıdır. Ayrıca pasif güvenlik önlemleri incelendiğinde, motosikletlerde emniyet kemerinin yegane muadili olan kask kullanım oranının Türkiye genelinde yalnızca %50 seviyelerinde kalması , travmatik beyin hasarları ve buna bağlı ölümlerin başlıca fizyolojik nedenidir.

1. Giriş ve Araştırmanın Metodolojik Çerçevesi

Türkiye Cumhuriyeti'nin karayolu taşıt filosu ve ulaşım ekosistemi, özellikle 2020 yılındaki küresel pandemi sonrası dönemden başlayarak 2023-2025 yılları arasında eşine az rastlanır bir yapısal evrim sürecinden geçmiştir. Makroekonomik dalgalanmalar, artan araç ve akaryakıt maliyetleri, büyükşehirlerdeki altyapısal trafik doygunluğu ve e-ticaret tabanlı mikro-teslimat modellerinin (hızlı ticaret) hiper-büyüme evresine girmesi, Türkiye'de geleneksel otomobil hegemonyasını kırarak iki tekerlekli motorlu taşıtları (motosiklet, scooter ve moped) ulaşım piramidinin merkezine doğru itmiştir.

Bu rapor, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Türkiye Noterler Birliği (TNB) ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (UAB) gibi devlet organlarının sağladığı resmi kayıt sistemi (ARTES) verileri ile Kurye Hakları Derneği ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) gibi sivil toplum aktörlerinin derlediği saha verilerini entegre ederek çok boyutlu bir analiz sunmaktadır. Çalışmanın temel eksenini; genel taşıt filosunun aylık ve yıllık tescil dinamikleri, motosiklet kullanım oranları, karayolu kaza epidemiyolojisi, incinebilir yol kullanıcılarının maruz kaldığı mortalite riskleri ve devasa bir kayıt dışı istihdam alanı yaratan motokurye platform ekonomisinin yarattığı sosyo-ekonomik açmazlar oluşturmaktadır.

Özellikle "esnaf kurye" modelinin hukuki ve bedensel maliyetleri, algoritmik yönetimin yarattığı güvenlik zafiyetleri ve resmi istatistiklerdeki mesleki "görünmezlik" krizi, bu analiz metninde birer veri yığını olmaktan çıkarılarak neden-sonuç ilişkileri bağlamında nedensel bir derinlikle incelenmektedir.

Verilerin üretilme şekli, TNB ve EGM'nin tuttuğu idari kayıtların herhangi bir ekstrpolasyon yapılmaksızın doğrudan veri kaynağı olarak işlenmesine dayanmaktadır. Bununla birlikte Van, Hakkari, Diyarbakır gibi spesifik illerin alt kırılımları bülten özetlerinde yer almamakla birlikte, coğrafi yoğunlaşmanın Marmara havzasından Anadolu sathına nasıl yayıldığı UAB yetki belgesi verileri ışığında bölgesel projeksiyonlarla desteklenmektedir.

2. Makro Düzeyde Taşıt Filosunun Dönüşümü ve İki Tekerlekli Mobilite İvmesi ( - )

Türkiye'de motorlu kara taşıtları profili uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak binek otomobil, ticari kamyonet ve tarımsal traktör üçgeninde şekillenmiştir. Ancak 2023 yılından itibaren TÜİK tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları istatistikleri, bu paradigmanın geri dönülemez bir biçimde değiştiğini kanıtlamaktadır.

Tüketici davranışlarındaki bu kayma; finansmana erişimin zorlaşması, B sınıfı ehliyetle 125cc'ye kadar motosiklet kullanımına olanak tanıyan mevzuat hazırlıkları, elektrikli moped ekosisteminin vergi avantajlarıyla ucuzlaması ve gig ekonomisinin (esnek ekonomi) yarattığı istihdam çekimi ile doğrudan bağlantılıdır.

2.1. Yılı Kesiti: Avrupa Zirvesine Yükseliş

2023 yılı, Türkiye motosiklet pazarı için tarihi bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçmiştir. İlgili yıl toplamında trafiğe tescil edilen motosiklet sayısı, bir önceki yıla göre %130 oranında devasa bir sıçrama yaparak 957 bin 292 adet seviyesine ulaşmıştır. Bayi stoklarındaki sirkülasyon da hesaba katıldığında bu rakamın fiili olarak 1 milyon adedi zorladığı değerlendirilmektedir. Bu üstel büyüme sonucunda Türkiye, İtalya, İspanya ve Fransa gibi geleneksel iki tekerlekli mobilite ülkelerini geride bırakarak Avrupa kıtasının en çok motosiklet satan ülkesi ünvanını elde etmiştir. Aynı dönemde trafikte aktif olarak bulunan toplam motosiklet sayısının 5 milyon barajını geçmesi , yeni ulaşım politikasının altyapısal ihtiyaçlarını (ayrılmış şeritler, özel park alanları) acil bir kentsel zorunluluk haline getirmiştir.

Dikkat çekici bir diğer bulgu ise, elektrikli motorlu bisiklet ve moped segmentinde yaşanan %239 oranındaki artıştır. Yıl boyunca satılan 173 bin 301 adet elektrikli ünite, karbon nötr mobilite konseptinin kent merkezlerine ne derece entegre olduğunu simgelemektedir.

2.2. Yılı İçerisindeki Aylık Dalgalanmalar ve Otomobille Rekabet

2024 yılına ait TÜİK verileri aylık periyotlar halinde analiz edildiğinde, motosiklet kayıtlarının otomobil tescilleriyle başa baş rekabet ettiği, sıcak mevsimlerde ise pazarın mutlak hakimi olduğu görülmektedir. Motorlu kara taşıtlarında tescil eğilimleri, yakından izlenmesi gereken bir sektörel barometredir.

Mart 2024 döneminde, trafiğe yeni kaydı yapılan toplam 226 bin 617 taşıtın %45,5'lik ağırlığını motosikletler oluştururken, otomobillerin payı %39,1 seviyesinde kalmıştır. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte ticari kurye filolarının yenilenmesi ve bireysel kullanıcıların motosiklet alımları bu ayrışmayı hızlandırmıştır.

Mayıs 2024 itibarıyla bu trend daha da ivmelenmiş; trafiğe kaydı yapılan 232 bin 401 adet taşıtın %47,9'u motosiklet, %38,5'i ise otomobil olarak gerçekleşmiştir. Mayıs ayı sonu verilerine göre, devri yapılan taşıtlar dışarıda tutulduğunda, Türkiye'nin kümülatif araç filosu 29 milyon 791 bin 66 adet olarak saptanmış ve bunun %18,6'sını motosikletler oluşturmuştur.

Yılın son çeyreğine girilirken pazar dinamiklerinde mevsimsel bir stabilizasyon gözlemlenmesine rağmen, Ekim 2024 verilerinde motosiklet tescil oranının %50 barajını ilk kez geçerek psikolojik bir eşiği aştığı görülmektedir.

Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan 209 bin 401 adet taşıtın tam %50,9'unu motosikletler, %35,6'sını ise otomobiller oluşturmuştur. Aralık 2024 verilerinde ise, otomobil firmalarının yıl sonu kampanyaları ve kurumsal filo yenilemelerinin etkisiyle otomobil tescilleri (%45,5) yeniden motosiklet tescillerinin (%39,6) üzerine çıkmıştır. Aralık ayında toplam 238 bin 993 taşıt trafiğe girmiş ve yıl sonu itibarıyla Türkiye'deki toplam trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 31 milyon 301 bin 389'a yükselmiştir.

2.3. Yılı Seyri ve Yapısal Dengeye Oturma

2025 yılına gelindiğinde pazar, yüksek faiz oranları ve daralan krediler nedeniyle bir miktar genel ivme kaybetse de, filonun kompozisyonundaki ağırlık motosiklet lehine varlığını sürdürmüştür. TÜİK verilerine göre Eylül 2025'te trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı 196 bin 338 olarak gerçekleşmiş, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,6 oranında bir düşüş yaşanmıştır. Ancak bu yavaşlayan pazar ortamında dahi Eylül ayında yeni kayıtların %45,3'ünü motosikletler, %40,9'unu otomobiller domine etmiştir.

Eylül 2025 itibarıyla Türkiye karayollarındaki kümülatif toplam taşıt sayısı 33 milyon 20 bin 263 adedi bulmuştur. Bu devasa parkın %51,6'sını binek otomobiller teşkil ederken, motosikletlerin payı kümülatif oranda %21,0'a (yaklaşık 6.9 milyon adet) tırmanmıştır. Aralık 2025'te ise yıl sonu otomobil satış ralli etkisiyle kaydedilen 248 bin 205 taşıtın %59,3'ünü otomobiller, %23,6'sını motosikletler oluşturmuştur.

Aşağıdaki tablo, Türkiye pazarında otomobil ile motosikletin son dönemdeki amansız rekabetini kronolojik olarak sunmaktadır.

Tablo 1: Seçilmiş Dönemlerde Trafiğe Yeni Kaydı Yapılan Taşıtlarda Otomobil ve Motosiklet Dağılımı (2024-2025)

Tescil DönemiKaydı Yapılan Toplam TaşıtOtomobil Payı (%)Motosiklet Payı (%)Diğer Taşıtlar Payı (%)
Mart 2024226.61739,145,515,4
Mayıs 2024232.40138,547,913,6
Ekim 2024209.40135,650,913,5
Aralık 2024238.99345,539,614,9
Eylül 2025196.33840,945,313,8
Aralık 2025248.20559,323,617,1

Not: "Diğer Taşıtlar" kategorisi kamyonet, kamyon, traktör, otobüs, minibüs ve özel amaçlı taşıtları kapsamaktadır.

3. Kat Edilen Karayolu Mesafesi ve "Atıl Kapasite" Analizi

Bir taşıt filosunun sadece niceliksel olarak büyümesi, onun makroekonomik sistemde ne derece verimli kullanıldığını göstermez. Kullanım yoğunluğu (utilization rate), taşıtların kat ettiği kilometreler üzerinden ölçülmektedir. TÜİK'in 2024 yılı için yayımladığı verilere göre, Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtları toplamda 382 milyar 870 milyon kilometre mesafe kat etmiştir.

Taşıt cinslerine göre ortalama yıllık mesafeler analiz edildiğinde çok keskin ayrışmalar ortaya çıkmaktadır. Çekiciler yıllık ortalama 66 bin 893 km ile lojistik sektörünün yükünü çekerken, otobüsler 35 bin 150 km, minibüsler 24 bin 917 km ve kamyonlar 21 bin 887 km yol yapmıştır. Bireysel ulaşımın ana aktörü olan otomobillerin yıllık ortalaması ise 13 bin 859 kilometre olarak hesaplanmıştır.

Ancak bu istatistik setinde en dikkat çekici veri motosikletlere aittir. Motosikletlerin 2024 yılındaki ortalama kullanım mesafesi sadece 5 bin 896 kilometre olarak tespit edilmiştir. Bu rakam, motosiklet ekosistemi açısından büyük bir içsel dikotomiye (bölünmeye) işaret etmektedir. Sektörel saha araştırmaları, platform şirketlerinde esnaf modeliyle veya taşeron olarak çalışan ticari motokuryelerin günde ortalama 100-150 km yaparak yılda 30 bin ila 50 bin kilometre arasında bir menzile ulaştığını göstermektedir.

Bu kadar yüksek kilometreli ticari bir filonun varlığına rağmen genel ortalamanın 5.896 km seviyesinde kalması, sistemde devasa bir "atıl kapasite" olduğunu kanıtlamaktadır. Yani trafiğe kayıtlı 6.9 milyona ulaşan motosikletin çok büyük bir kısmı, kırsal bölgelerde sadece tarımsal dönemlerde kullanılan mopedlerden, sahil kasabalarında sadece yazın dışarı çıkarılan hobi motorlarından veya şehirlerde kısa mahalle içi rotalarda kullanılıp garajda yatan araçlardan oluşmaktadır. Bu matematiksel dağılım, ulaştırma politikaları tasarlanırken motosikletlerin ticari (aşırı yoğun kullanım) ve bireysel (atıl kapasite) olarak iki ayrı altyapısal planlama gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

Ek olarak, araçların yaşına göre kat edilen mesafe incelendiğinde, Türkiye filosunun nispeten genç araçlarla ekonomiyi döndürdüğü görülmektedir. Taşıt filosunun %16,8'ini oluşturan 5-9 yaş grubundaki araçlar, toplam kat edilen 382 milyar kilometrenin %20,5'ini tek başlarına üstlenerek en verimli yaş grubunu oluşturmuştur. Otomobiller tarafından kat edilen mesafenin yakıt cinsine göre kırılımında ise %39,4 ile dizel hala en büyük payı almakta, onu %28,5 ile LPG ve %27,9 ile benzin takip etmektedir.

4. Karayolu Trafik Kaza Epidemiyolojisi: Riskler ve İncinebilirlik Paradoksu

Modern ulaşım literatüründe, taşıt dış kabuğu tarafından fiziksel olarak korunmayan yayalar, bisikletliler, skuter kullanıcıları ve motosiklet sürücüleri "İncinebilir Yol Kullanıcıları" (Vulnerable Road Users - VRU) statüsünde değerlendirilmektedir. Bu tanım, bir kaza anında çarpışmanın ürettiği kinetik enerjinin doğrudan insan fizyolojisi tarafından sönümlenmek zorunda kalınmasına dayanır.

TÜİK'in 2023, 2024 ve 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, Türkiye'de incinebilir yol kullanıcılarının, özellikle de motosiklet sürücülerinin karşı karşıya kaldığı yapısal tehlikeyi gözler önüne sermektedir.

4.1. Kaza Dağılımı ve Ölüm-Yaralanma Frekansları

2023 yılında karayolu ağında meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına tam 389 bin 362 taşıt karışmıştır. Bu araçların %48,5'ini otomobiller oluştururken, %23,8'i motosiklet, %14,0'ı kamyonet ve %2,3'ü bisikletlerden meydana gelmiştir. Bu veriler, kaza yapan her dört araçtan neredeyse birinin motosiklet olduğunu göstermektedir.

2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri ise tabloyu çok daha net ve bir o kadar da acı bir boyuta taşımaktadır. Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılı içerisinde tam 288 bin 321 adet ölümlü ve yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. Kazaların temporal (zamansal) analizine bakıldığında, beklentilerin aksine kazaların karanlıkta değil, görünürlüğün en yüksek olduğu anlarda yoğunlaştığı saptanmıştır.

288 bin 321 kazanın %65,0'ı gündüz vakti, %33,1'i gece, %1,9'u ise alacakaranlıkta gerçekleşmiştir. Aynı patern 2023 yılında da görülmüş, kazaların %65,9'u gündüz olmuştur. Bu durum, güvenlik bilimlerinde bilinen bir paradoksla açıklanmaktadır: Sürücüler gündüz saatlerinde iyi hava koşullarında "aşırı güven" (overconfidence) hissederek hız limitlerini zorlamakta, reaksiyon mesafelerini daraltmakta ve gün içi ticari telaş/trafik yoğunluğu ile birleştiğinde kazaların şiddeti artmaktadır.

Yıl geneline yayılan risk haritasında ise, ölümlü ve yaralanmalı kazaların en fazla Ağustos ayında ve haftanın günleri arasında Cuma günü meydana geldiği kaydedilmiştir. Ağustos ayındaki zirve, tarımsal faaliyetlerin tavan yapması, turizm göçü ve şehirlerarası aşırı mobilite ile doğrudan korelasyon içindedir. Cuma günleri ise haftalık mesainin getirdiği bilişsel yorgunluk (fatigue) ve hafta sonu göçü sebebiyle tehlikeli bir kırılganlık yaratmaktadır.

4.2. Motosiklet ve Otomobil Mortalite (Ölümcüllük) Tezatı

Trafik kazası istatistiklerinin en kritik çıktısı, hangi araç tipinin ne kadar can aldığını gösteren ölüm rakamlarıdır. 2026 yılı verileri ışığında taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayıları karşılaştırıldığında, ulaştırma politikalarını temelden sarsması gereken bir gerçeklikle yüzleşilmektedir.

2025 yılında otomobil kazalarında Türkiye genelinde toplam 1.002 otomobil sürücüsü ve 1.063 otomobil yolcusu yaşamını yitirmiştir. Buna karşılık, aynı yıl içerisinde meydana gelen kazalarda 1.334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu can vermiştir. Ayrıca en fazla ölüm vakasının "yayaya çarpma" türündeki kazalar neticesinde oluştuğu da rapora yansımıştır.

Türkiye motorlu taşıtlar filosunda otomobiller %51,6 gibi bir ağırlığa sahipken ve toplam kilometrenin devasa bir kısmını kat ederken, toplam sayının yalnızca %21'ini oluşturan motosikletlerdeki sürücü ölümü sayısının (1.334), otomobil sürücüsü ölümlerinden (1.002) mutlak değer olarak fazla olması rasyonel olarak açıklanması gereken bir anomalidir.

Bu rakamlar, bir otomobil kullanıcısına kıyasla bir motosiklet kullanıcısının karıştığı kazada ölme veya kalıcı sakatlık yaşama riskinin istatistiksel olarak katlanarak arttığını ispatlamaktadır. Hava yastıkları, darbe emici şasiler, ABS fren sistemleri ve emniyet kemerleri ile donatılmış otomobillere karşı; açık bir platform üzerinde dengeye dayalı seyahat eden motosikletlerin karışık trafikte aynı şeritleri aynı hız limitleriyle paylaşması, bu trajedinin mekânsal zeminini hazırlamaktadır.

Tablo 2: 2026 Yılı Karayolu Trafik Kazalarında Taşıt Tipine Göre Ölüm Dağılımı

Taşıt TipiÖlen Sürücü SayısıÖlen Yolcu SayısıToplam Taşıt İçi Ölüm
Motosiklet1.3341911.525
Otomobil1.0021.0632.065
KarşılaştırmaMotosiklet Sürücü Ölümü %33 Daha FazlaOtomobil Yolcu Ölümü Daha Fazla-

(Kaynak: TÜİK Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri - 2026 )

4.3. Kazalara Neden Olan Yapısal Kusurlar ve Kask Kullanım Sorunsalı

Epidemiyolojik neden-sonuç analizine göre (etken-kişi-çevre üçgeni), Türkiye'deki trafik kazalarına neden olan kusurlar içinde "sürücü kusurları" %90,6 gibi ezici bir oranla ilk sırada yer almaktadır. Altyapı, hava şartları veya araç mekanik arızaları istatistiksel olarak marjinal seviyelerde kalmaktadır.

Sürücü kusurları başlığı altında motosiklet sürücüleri için en ölümcül olanlar hız, alkol/madde kullanımı, uyku/yorgunluk ve emniyet donanımı eksikliğidir. Motosiklet dinamiğinde hız, otomobile göre çok daha kritik bir varyanstır; çünkü frenleme mesafesi lastik sürtünme katsayısına (iki küçük temas noktası) ve aracın ağırlık transferine bağlıdır. Aşırı hız, paniğe bağlı frenlemede tekerlek kilitlenmesi veya kayma (highside/lowside) ile sonuçlanır. Ticari amaçlı kullanan kuryelerde ise gün boyunca yollarda olmanın yarattığı yorgunluk ve dikkat eksikliği refleksleri zayıflatmaktadır.

Emniyet donanımı boyutu ise çok daha vahim bir tablo sunmaktadır. Bir otomobil için emniyet kemeri ne ifade ediyorsa, bir motosiklet için kask aynı anlama gelmektedir. Kasklar; kaza ve düşme anında kafatasını, yüz iskeletini ve çeneyi doğrudan korurken, aynı zamanda vizörleri sayesinde rüzgar, toz ve haşereleri engelleyerek sürücüye sürüş esnasında belli bir açıda konforlu görüş alanı verir ve çevresel dikkat dağınıklığını önler. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) referanslarıyla desteklenen analizlere göre, Türkiye'de tüm sürücü ve motosiklet binicilerinin ancak %50'si kask takmaktadır. Geri kalan %50'lik kütlenin korumasız biçimde 100 km/s hızlara ulaşabilen araçlarla trafikte seyretmesi, 2025 yılındaki 1.334 ölümün engellenebilir temel nedenidir. Ayrıca piyasada bulunan kaskların büyük çoğunluğunun ECE kalite standartlarını taşımayan "n-box" diye tabir edilen ucuz plastik şapkalar olması, takanları dahi yüksek enerjili darbelerden koruyamamaktadır.

5. Gig Ekonomisi, Esnaf Kurye Modeli ve Platform Regülasyonları

Trafik istatistiklerinin salt sayısal dökümü, bu araçları kimin, neden ve hangi koşullar altında kullandığı sorusuna sosyolojik bir yanıt veremez. 2020 sonrası e-ticaret, hızlı pazar ve yemek siparişi aplikasyonlarının yarattığı "Gig Ekonomisi" (esnek, parçalı, platform tabanlı iş modeli), Türkiye'de yüz binlerce kişilik yeni bir proleterya sınıfı yaratmıştır: Motokuryeler.

Devlet otoriteleri bu genişleyen sektörü kayıt altına almak ve denetlemek amacıyla çeşitli hukuki düzenlemeler ihdas etmeye çalışmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 15 Mayıs 2025 tarihinde yayımladığı Karayolu Taşıma Yönetmeliği değişikliği ile motokurye faaliyetlerini belirli bir yetki belgesi çerçevesine oturtmuştur. Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, kurye işletmeciliği faaliyetinde bulunmak üzere sistem üzerinden toplam 74 bin 294 yetki belgesi düzenlenmiş ve bu yasal belgelere 84 bin 527 taşıt resmi olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte "e-Devlet'ten İndirimli Belge Alma İmkânı" gibi teşvik edici politikalar da devreye alınmıştır.

Kayıtlı sektörün bölgesel dağılımı, Türkiye'nin ekonomik yoğunlaşma haritasıyla birebir örtüşmektedir. En fazla yetki belgesi ticaretin kalbi konumundaki Marmara Bölgesi'nde düzenlenmiş olup, bu bölgede 40 bin 615 belge verilmiş ve 46 bin 131 taşıt faaliyete geçirilmiştir. İstanbul tek başına 31 bin 970 yetki belgesi ve 36 bin 476 taşıt kapasitesi ile sektörün açık ara lideridir. Buna karşılık, en az yetki belgesi sadece 13 kayıtla Tunceli ilinde bulunurken; Van, Erzurum, Diyarbakır gibi şehirleri barındıran geniş Doğu Anadolu Bölgesi genelinde ise sadece bin 73 yetki belgesi ve bin 228 taşıtın faaliyette olduğu tespit edilmiştir. Bu devasa asimetri, Doğu ve Güneydoğu'da kayıt dışı çalışmanın çok daha yüksek olabileceğini veya platform tabanlı e-ticaret kültürünün Marmara'ya kıyasla henüz doygunluğa ulaşmadığını göstermektedir.

Ayrıca TÜİK'in ulusal veri tabanı bültenleri (Ekim, Aralık 2024 vb.) genel istatistikleri sunsa da, Van ili bazında spesifik kurye aracı sayısını ya da lokal motosiklet kazası kırılımlarını bülten özetlerinde yayınlamamaktadır (sadece ARTES portalı üzerinden çekilebilmektedir).

5.1. Esnaf Kurye İstihdamının Yarattığı Yapısal Tehlikeler

Yasal olarak kayıt altına alınan 74 bini aşkın kuryenin yanı sıra, sektördeki asıl çalışma modeli "Esnaf Kurye" sistemi üzerine bina edilmiştir. Şirketler, kuryeleri 4/A (SSK) statüsünde işçi olarak istihdam etmek yerine, onlardan kendi şahıs şirketlerini (Bağ-Kur) kurmalarını ve teslim ettikleri paket başına fatura kesmelerini talep etmektedir. Bu sözde "kendi işinin patronu" olma modeli, aslında çok acımasız bir risk transfer mekanizmasıdır.

Platform şirketleri esnaf kurye modelini benimseyerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, akaryakıt gideri, motosiklet bakım maliyeti, yemek ücreti ve en önemlisi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yükümlülüklerinden tamamen sıyrılmaktadır. Kurye ölümlerinde temel sebepler arasında; paket başı ödeme sistemi, hız temelli prim modeli, sabit düşük ücretler sebebiyle çok uzun çalışma saatleri, zorlu iklim koşullarında (kar, buzlanma, fırtına) çalışmaya mecbur bırakılma ve etkisiz denetim mekanizmaları yatmaktadır. Ayrıca platform algoritmalarının, sipariş geciktiğinde kuryenin puanını düşürmesi ve iş almasını kısıtlaması, kuryenin kırmızı ışıkta geçmek, ters yöne girmek ve kaldırımları kullanmak gibi hayati riskleri göze almasına neden olmaktadır.

6. Veri Görünmezliği ve Motokurye İş Cinayetleri ( - )

Bir sorunun kamu politikasında çözülebilmesi için öncelikle devletin istatistiksel radarında ölçülebilir (measurable) hale gelmesi gerekir. Bu raporun analiz ettiği en vahim açmaz, "Sayısal Görünmezlik" krizidir.

Trafik Şube Müdürlüğü'nün Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerine göre 2024 yılında 94 bin 95 motosiklet kazası yaşanmış, aylık ortalama 7 bin 841, günlük ortalama ise 261 motosiklet kazası gerçekleşmiştir. Ancak tüm bu resmi kayıt sistemleri (TÜİK ve EGM), motosiklet kazaları içerisinde "motokurye kazalarını" ayrı bir mesleki başlık, NACE kodu veya kaza tespit tutanağı değişkeni olarak incelememektedir. Devreye Kurye Hakları Derneği ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) gibi sivil inisiyatifler girmekte; sendika ağları, sosyal medya takibi, basın taraması ve avukat görüşmeleri yoluyla kısıtlı imkanlarla bir ölüm veri tabanı oluşturulmaktadır. Bu nedenle yayımlanan tüm veriler her zaman "en az" şerhiyle paylaşılmaktadır.

6.1. Çalışırken Ölen Kuryeler: Kayıpların Anatomisi

  • 2023 Yılı Bilançosu: Geçtiğimiz 2023 yılında toplam 58 motokurye çalışırken hayatını kaybetmiştir.
  • 2026 Yılı Bilançosu: Kurye Hakları Derneği'nin 2026 raporuna göre bu sayı artış göstererek en az 63 motokuryenin ölümüyle sonuçlanmıştır. Bu istatistiğin içinde saklı olan en büyük trajedi, yaşamını yitiren 63 kişiden 6'sının 18 yaş altı "çocuk kurye" olmasıdır. Aynı zamanda 51-64 yaş aralığında 6 kuryenin çalışırken ölmesi, kuryeliğin sadece üniversiteli gençlerin harçlık çıkarmak için yaptığı bir iş olmadığını, ekonomik buhranın ileri yaştaki insanları da bu ağır sömürü çarkına ittiğini göstermektedir.
  • 2026 Yılı Bilançosu: 2026 yılı raporlamalarına bakıldığında Türkiye'de en az 44 kurye teslimat sırasında hayatını kaybetmiştir. Bu 44 kuryeden 4'ü yine çocuk yaşta işçilerdir. Ölümlerin %61'ini (27 kişi) ise 18-28 yaş aralığındaki gençler oluşturmuştur. Çorum'da henüz 17 yaşındayken sipariş yetiştirmeye çalışırken ölen Mert Ali Yigen ve Denizli'de alkollü bir araç sürücüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 25 yaşındaki Muratcan Pekeroğlu ölümleri, rakamların arkasındaki ağır insani yıkımı simgelemektedir.

İSİG verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de tüm işkollarında toplam en az 2.105 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Motokurye ölümlerinin 63'ten 44'e düşmüş olması ise sektörel bir reform olarak okunmamalıdır. TÜİK ve Çalışma Bakanlığı tarafından çalışan sayısı açıklanmadığı için bu düşüş; artan enflasyon nedeniyle daralan talep, azalan sipariş sayıları veya derneğin veri toplama kısıtlılıkları gibi varyanslardan kaynaklanıyor olabilir.

Tablo 3: Sivil Toplum Verilerine Göre Tespit Edilen Motokurye Ölüm İstatistikleri (2026-2026)

YılTespit Edilen Asgari Ölüm SayısıÇocuk İşçi/Kurye Kaybı (18 Yaş Altı)Genç Kurye YoğunluğuNotlar
202658Veri SınırlıVeri Sınırlı-
2026636-51-64 Yaş grubunda 6 ileri yaşlı ölüm.
2026444%61 (18-28 Yaş Arası 27 kişi)İSİG Genel 2026 iş cinayeti toplamı: 2.105 ölüm.

(Kaynak: Kurye Hakları Derneği / İSİG Meclisi Raporları )

6.2. Meslek Hastalıkları ve Kronik Tükenmişlik (Burnout)

İstatistiklere anlık travmalar (kaza ve ölümler) yansırken, görünmeyen diğer bir boyut meslek hastalıklarıdır. 2026 yılı verileri uzmanlarca incelendiğinde, esnaf kurye modelinin dayattığı güvencesizlik ile Ankara Tabip Odası İşçi Sağlığı Komisyonu ve "meslekhastaligi.org" temsilcilerinin belirttiği kronik rahatsızlıklar belgelenmiştir.

Günde 10-12 saat boyunca şiddetli rüzgar, soğuk ve yağmura maruz kalmak; trafikte sürekli egzoz emisyonu solumak (Karbonmonoksit toksisitesi, KOAH); titreşim ve yanlış oturma postürüne bağlı skolyoz, bel/boyun fıtıkları ve sürekli algoritma baskısına bağlı akut stres bozukluğu kuryelik mesleğinin doğrudan sonuçlarıdır. Ne var ki, esnaf statüsü kuryeleri İş Kanunu kapsamında değerlendirmediği için bu fizyolojik yıkımlar hukuki yollarla "meslek hastalığı" olarak tescil edilememektedir.

7. Kapsamlı Sonuç Analizi ve Makro-Politika Önerileri

2023, 2024 ve 2025 yılları kapsayıcı verileri göstermektedir ki, Türkiye taşıt ekosistemi ve istihdam yapısı dönüşmüştür. Ekonomik şartlar, otomobillerdeki satış artışını 2025 yılının belirli aylarında yavaşlatırken , motosikletler Eylül 2025 itibarıyla filonun %21'ini oluşturacak devasa bir kütleye ulaşmıştır. Bu taşıtların kat ettiği yıllık sadece 5 bin 896 kilometrelik ortalama , gig ekonomisinde faaliyet gösteren kuryelerin yüz binlerce kilometrelik marjinal sömürüsünü gizleyen matematiksel bir örtüdür.

2025 yılında 1.334 motosiklet sürücüsünün yaşamını yitirmesi , kaza sayıları ve sürücü hataları , kask kullanım oranının %50'de tıkanması devlet müdahalesini elzem kılan bir acil durum yaratmıştır.

Kurye Hakları Derneği ve ITF'nin küresel kanıtlar bütününe dayanarak , karar alıcılar, kamu otoritesi, sigorta şirketleri ve platform işletmecileri için geliştirilen rasyonel ve çok boyutlu politika önerileri şunlardır:

1. Veri Şeffaflığı ve İstatistiksel Ontolojinin Güncellenmesi: "İstatistik değil, yaşam mücadelesi" mottosuyla ifade edildiği üzere , devlet derhal trafik kazası tespit tutanaklarına ve TÜİK/EGM veri tabanlarına "Ticari Motosiklet / Motokurye" ayrımını eklemelidir. Platform veya 4/A statüsünde çalışan güncel kurye sayısı, kaza oranları ve ölüm sayıları şeffaf bir veri politikası ile kamuoyuna düzenli olarak açılmalıdır. Verinin üretilmediği yerde, denetimin başlaması imkansızdır.

2. Algoritmik Baskının ve Esnaf Kurye İstismarının Engellenmesi: Kuryelerin sadece trafik kurallarını ihlal etmesinden kaynaklanmayan, bizzat sistem tarafından teşvik edilen hız rekabeti (paket başı ödeme) sonlandırılmalıdır.

Şirketlerin "Esnaf Kurye" modelinin arkasına saklanarak iş ve sosyal güvenlik hukuku yükümlülüklerinden kaçınmasını önleyecek yasal düzenlemeler meclisten geçirilmeli; tüm kuryeler temel asgari gelir güvencesi, kaza sigortası ve tam İSG koruması altına alınmalıdır. Dinamik fiyatlandırma gibi, kötü hava koşullarında kuryeleri yollarda kalmaya zorlayan aplikasyon yazılımları, kamu otoriteleri tarafından denetlenmeli ve fırtına uyarısı olan dönemlerde operasyonlar otomatik olarak askıya alınmalıdır.

3. "Çok Tehlikeli İşler" Kategorisine Geçiş ve Zorunlu Ekipman Standartları: Motosikletle ticari taşımacılık ve kuryelik faaliyeti, yasal mevzuatta ivedilikle "Çok Tehlikeli İşyerleri" sınıfına dahil edilmelidir. Kazalardaki fatal (ölümcül) sonuçların en aza indirilmesi için, kask kullanım oranını sadece yasal bir ceza tehdidi olmaktan çıkarıp, tüm ticari filolar için uluslararası ECE 22.06 sertifikalı kask, vizör, korumalı mont, eldiven ve dizliklerin şirketler (platformlar) tarafından ücretsiz zimmetlenmesi zorunlu kılınmalıdır.

4. Kentsel Altyapı ve Mikromobilite Entegrasyonu: Kazaların %65'inin gündüz vakitlerinde ve yoğun trafikte oluştuğu gerçeğinden hareketle, büyükşehir belediyelerinin ulaşım master planlarında radikal değişikliklere gidilmelidir. Otomobillere ayrılmış asimetrik genişlikteki yollar daraltılarak; bisikletler, mopedler, scooterlar ve kuryeler için (Vulnerable Road Users) özel korumalı (bariyerli) "mikromobilite şeritleri" inşa edilmelidir.

5. Çocuk İşçiliğinin Platformlarda Bloke Edilmesi: 2026 ve 2026 yıllarında toplam 10 çocuk işçinin/kuryenin yollarda can vermesi , platformların kimlik doğrulama algoritmalarındaki büyük bir güvenlik zafiyetidir. Hesabını kiralayan yetişkinlerin yerine çocukların aplikasyonu açarak sahaya çıkmasını engellemek adına, her teslimat başlangıcında veya rastgele anlarda gelişmiş biyometrik yüz tanıma sistemleri (Face ID entegrasyonu) zorunlu kılınmalı; bu ihlalleri yapan taşeronlara veya şahıslara ağır cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Netice itibarıyla, Türkiye'de her beş araçtan birinin motosiklet olduğu mevcut mobilite çağında; devletin salt vergilendirme, platformların salt karlılık ve toplumun salt hız refleksinden uzaklaşarak, yolları paylaştığı incinebilir yol kullanıcılarının "güvenli yaşam hakkını" garanti altına alan bütüncül ve tavizsiz bir hukuksal devrime ihtiyacı vardır. Aksi takdirde açıklanan her istatistik bülteni, büyüme rakamlarından çok birer ölüm ve tükenmişlik kronolojisi olmaya devam edecektir.

Neden SRC Kurye belgesi almalısınız, belge kuryeye ne kazandırır?

SRC Kurye belgesi kuryeye üç şey kazandırır: yasal olarak çalışma hakkı, ceza riskinden korunma ve kaza riskini azaltan güvenli sürüş bilgisi. Yukarıdaki araştırma mesleğin neden riskli olduğunu verilerle gösteriyor; neden SRC Kurye belgesi sorusunun günlük hayattaki karşılığı ise şu tabloda.

NedenKuryeye etkisi
Yasal zorunlulukKarayolu Taşıma Yönetmeliği, motosiklet ve mopedle kurye taşımacılığı yapanlardan SRC Kurye belgesi ister. Şartın ayrıntısı
Ceza riskiBelgesiz çalışmada hem kuryeye hem işletmeciye yaptırım uygulanır. SRC Kurye cezaları
İş bulmaİşletmeci de sorumlu olduğu için kurye firmaları ve platformlar belgeli kurye arar
Güvenli sürüşEğitimde fren mesafesi, kör nokta, ıslak zemin ve koruyucu donanım işlenir
İlk yardımKaza anında kendinize ve başkasına doğru müdahaleyi öğrenirsiniz

SRC Kurye belgesi adım adım nasıl alınır?

  1. Ehliyetinizi kontrol edin Motosiklet kullanmaya uygun A1, A2 ya da A sınıfı (mopedle çalışacaklar için B sınıfı da yeterlidir) sürücü belgesi gerekir.
  2. Evrakı hazırlayın kimlik, sürücü belgesi, öğrenim belgesi, adli sicil kaydı ve biyometrik fotoğraf.
  3. Eğitime katılın SRC Kurye eğitimi 25 saattir ve Denge SRC Kursu’nda 5 güne yayılır; dersler vardiyanıza uyan grupta işlenir. Yeni dönemler her ayın 1, 5, 10, 15’inde başlar.
  4. E-sınava girin 40 soruda 60 puan (24 doğru) yeterlidir; 8 sınav hakkınız vardır.
  5. Psikotekniği tamamlayın Rapor yetkili merkezde alınır; kurumumuz randevu için destek verir.

Tuzla, Pendik ve Gebze’de çalışan kuryeler ayrıntıları SRC Kurye belgesi ve motokurye rehberleri sayfalarında bulabilir.

Neden SRC Kurye belgesi hakkında sık sorulanlar

Esnaf kurye de SRC Kurye belgesi almak zorunda mı?

Evet. Yetki belgesi işletmeye, SRC Kurye ise motosikleti kullanan kişiye verilir. Kendi hesabına çalışan esnaf kuryede ikisi de aranır; işletme tarafı için yıldızlı P1 yetki belgesi sayfasına bakın.

SRC Kurye belgesinde muafiyet ya da sınavsız alma hakkı var mı?

Hayır. Eski tarihli ehliyet sahiplerine tanınan muafiyet SRC 1, 2, 3 ve 4 için geçerlidir. SRC Kurye yalnız eğitim ve e-sınavla alınır.

SRC Kurye belgesinin toplam maliyeti ne kadar?

2026 kurs ücreti 9.500 TL, MEB e-sınav harcı 1.250 TL, belge ücreti 264 TL olup toplam 11.014 TL tutar. Ayrıntı: SRC Kurye belgesi fiyatı.

Elimde SRC 4 belgesi var, yine de SRC Kurye almam gerekir mi?

Motosikletle yapılan kurye taşımacılığı için düzenlenen belge SRC Kurye’dir. Durumunuzu SRC 3 ve SRC 4 kuryelik için geçerli mi yazısından kontrol edin.

SRC Kurye belgesi iptal mi edildi, süre uzatıldı mı?

“Belge iptal olduysa neden alayım?” sorusu son aylarda sık geliyor. Cevap net: SRC Kurye belgesi iptal edilmedi. Yalnızca belgesiz çalışan kuryelere tanınan geçiş süresi, 15 Mayıs 2026’dan 1 Ocak 2027’ye uzatıldı. Dayanak, 16 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği değişikliğidir.

Bu nedenle belgeyi almak için yukarıda sayılan gerekçelerin hepsi geçerliliğini koruyor. 1 Ocak 2027’den itibaren denetimlerde belgesiz kuryeye 4.392 TL, işletmeciye 10.666 TL idari para cezası uygulanacak; işletmelerin de bu yüzden belgeli kurye araması beklenir. Daha önce alınmış belgeler geçerlidir, yeniden sınav gerekmez.

Sürenin bir kez daha uzatılacağına dair resmî bir duyuru yoktur; planınızı 1 Ocak 2027’ye göre yapın. Tuzla, Pendik ve Gebze’de çalışan kuryeler 5 günlük eğitime her ayın 1, 5, 10, 15’inde başlayan dönemlerde katılabilir. Ayrıntı: SRC Kurye belgesi iptal mi edildi? · Sınav: SRC Kurye sınavı nasıl yapılır?

Video anlatım

Konuyu kurumumuzun YouTube kanalındaki videolardan da izleyebilirsiniz.

SRC Kurye Belgesi: Kapsamlı Mesleki Yeterlilik Rehberi 2026

Resmî kaynaklar

Bu sayfadaki bilgiler yukarıdaki resmî kaynaklara ve kurumumuzun güncel uygulamasına dayanır. Mevzuat değişebilir; işlem yapmadan önce bizi arayarak teyit edebilirsiniz.

Oğuzcan Uzunçam
Oğuzcan Uzunçam · Denge SRC Kursu Kurucularından · Ulaştırma Merkezi Müdürü

Denge SRC Kursu’nun kurucularındandır; 2018’den bu yana Tuzla’da SRC, SRC Kurye, ODY ve ÜDY eğitimlerinin kayıt, eğitim ve e-sınav süreçlerini yönetir. Sayfalardaki bilgileri mevzuat değiştikçe günceller.

İlgili rehberler

Başvuru ve kayıt için bize ulaşın

Yeni dönemler her ayın 1, 5, 10, 15’inde başlar. Dönem kaydını telefonda ya da WhatsApp’tan açıyoruz.

Sıradaki dönem · son günler

1 Ekim 2026
  • SRC Kurye eğitimi biter6 Ekim
  • SRC 1-2-3-4 eğitimi biter11 Ekim
  • ODY / ÜDY eğitimi biter22 Ekim – 29 Ekim

Bu dönemde başlayan, eğitimi bitince Tuzla’da e-sınava girer. Sınırlı sayıda kontenjan.

0549 493 42 420549 493 42 42İstanbul / Tuzla
SRC belgeniz varsaSRC 2 Belgesi%50 indirimliSRC Belgesi Kayıtları içinSon günlerSınırlı sayıda kontenjan1 Ekim 2026 dönemi
SRC BelgesiSon günlerÇift Belge%50 İndirimle